<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762</id><updated>2011-04-22T05:35:23.670+03:00</updated><title type='text'>ÖMERCAN ORGANİK TOPLULUĞU</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>10</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115986919359945670</id><published>2006-10-03T12:49:00.000+03:00</published><updated>2006-10-03T12:53:13.610+03:00</updated><title type='text'>ORGANİK ÜRÜN TÜKETMEK İÇİN 10 NEDEN</title><content type='html'>&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;1.      SAĞLIKLIDIR&lt;/span&gt;; Organik ürünler 24 saat içinde toplanıp tarafınıza ulaştırıldığı için çok daha yüksek oranda C vitamini, temel mineraller ve kansere karşı antioksidanlar içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;2.      KATKI MADDESİ İÇERMEZ&lt;/span&gt;; Organik ürünler kalp rahatsızlıkları, kemik erimesi, migren gibi sağlık problemlerinin oluşmasına fırsat veren katkı maddeleri içermez. Özellikle ürünün raf ömrünü uzatan, tatlandıran ve renklendiren kimyasalların hiperaktiviteyi artıran  kimyasallar olduğu artık  bilinmektedir. Bunun yanı sıra hidrojenize yağların da Organik ürünlerde kullanılması kesinlikle yasaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;3.      ZARARLILARLA MÜCADELEDE KİMYASAL KULLANILMAZ&lt;/span&gt;; Organik üretimde  gübreleme için kullanılan doğal yöntemler ve zararlıların kontrollü bir şekilde gözetim altında tutulması kimyasal mücadeleye tercih edilen bir yoldur. Bazı böcekler özellikle faydalı özelliklere sahip oldukları için doğal mücadele zincirinin birer halkası olup yaşatılması gerekir, yok edilmesi değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;4.      G.D.O. KULLANILMAZ&lt;/span&gt;; Organik üretimde, genetik  olarak üzerinde oynanmış, değiştirilmiş tohum kullanılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;5.      HAYVANLARDA ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ&lt;/span&gt;; Çiftlik hayvanlarında düzenli olarak kullanılan antibiyotiklerin hayvan dokusunda kalıcı olduğu bilinmektedir. Bu hayvanların etini tüketen kişilerde daha sonra olası hastalıklarda kullanılan  antibiyotiğin bakterilere karşı etkili olmadığı görülmüştür. Antibiyotikler organik standartlarda yapılan hayvancılıkta  kullanılmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;6.      ORGANİK ÜRETİM METODLARI YERALTI SULARININ KİRLENMESİNİ ÖNLER&lt;/span&gt; Pahalı olarak düşünülen organik ürünler, geleneksel tarımdaki yöntemlerin yer altı su kaynaklarına verdiği zarara oranla ülke ekonomisi açısından bakıldığında aslında çok daha ucuza gelmekte olduğu görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;7.      YETKİLİ KURUMLARCA DENETLENİYOR&lt;/span&gt;; Tüm organik çiftlikler senede en az bir defa profesyonel kurumlarca denetlenmektedir. Ömercan Çiftliği Ceres (Almanya kökenli sertifikasyon firması) tarafından, gerçek organik üretim standartlarınca üretim yapıldığına dair sertifikalandırılmış ve denetlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;8.      HAYVAN DOSTU&lt;/span&gt;; Organik standartların hayvan sağlığı için en yüksek standartlar olduğu resmi kurumlarca tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;9.      DOĞAL HAYAT VE ÇEVRE DOSTU&lt;/span&gt;; Organik üretim, çevre kirliliğine sebep olmaz daha az karbondioksit üretir ve zararlı atık üretmez. Organik çiftliklerde % 44 daha fazla kuş ve 5 kat daha fazla yabani bitkiler bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;10. MAKSİMUM LEZZET&lt;/span&gt;; İnsanların çoğu artık organik ürünün çok daha lezzetli olduğunu bilmektedirler.  Hiçbir besin maddesi organik üründen daha fazla mineral, temel aminoasitler ve vitamin içermemektedir. Tüm bu saydıklarımızdan sonra organik almamak için bir sebep kalmamaktadır. O halde siz de artık organik tüketin! Sağlıklı insan, sağlıklı nesiller için....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖMERCAN ORGANİK ÇİFTLİĞİ BİR ENGLISH GARDENS İŞLETMESİDİR&lt;br /&gt;                                                                        &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115986919359945670?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115986919359945670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115986919359945670' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115986919359945670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115986919359945670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/10/organik-rn-tketmek-iin-10-neden.html' title='ORGANİK ÜRÜN TÜKETMEK İÇİN 10 NEDEN'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115511882396957992</id><published>2006-08-09T13:01:00.002+03:00</published><updated>2006-08-09T13:20:24.146+03:00</updated><title type='text'>KUTUDAKİ ÜRÜNLERİN KORUNMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/veggies.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/veggies.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ömercan'dan, yaz sıcağında sebzelerin taze kalmasını nasıl sağlayacağımızla ilgili öneriler...&lt;br /&gt;Herkese lezzetli yaz sofraları dilerim :)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Organik ürünlerimizin Çanakkale-İstanbul arasındaki yolculuğunda diriliğini kaybetmemeleri ve size en iyi durumda ulaştırılabilmeleri için uğraş veriyoruz. Özellikle yeşil yapraklı ürünlerimize ayrı bir özen gösteriyoruz. Sizin için bir önceki sabah topladığımız yeşil yapraklı ürünlerimizi, toplandıktan sonra tazelenmeleri için soğuk suda bekletiyor, paketlemeden önce kendi kendilerine kurumalarını bekliyoruz.&lt;br /&gt;Kutular, kendi soğutucu aracımızla, 5 saatlik bir yolculuğun ardından İstanbul’a geliyor. Sabah tüm şehre evden eve dağıtımı yapılıyor.&lt;br /&gt;Lütfen organik ürünlerimizi kullanıncaya kadar soğuk bir ortanda bekletiniz. Ve içerdiği vitamin ve minerallerden en yüksek seviyede faydalanmak için, kısa zamanda tüketiniz. ( Domatesteki C vitamininin toplandıktan sonraki her 24 saatte bir yarı yarıya azaldığını unutmayın. ) Yeşil yapraklı türleri kutudan çıkarınız ve soğuk ( buzlu ) suda 30 dk bekletiniz ve süzgeçten geçiriniz. Ardından nazikçe paketleyiniz. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115511882396957992?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115511882396957992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115511882396957992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115511882396957992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115511882396957992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/08/kutudaki-rnlerin-korunmasi_115511882396957992.html' title='KUTUDAKİ ÜRÜNLERİN KORUNMASI'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115511769939811134</id><published>2006-08-09T12:52:00.000+03:00</published><updated>2006-08-09T13:04:41.726+03:00</updated><title type='text'>NASIL GEÇERDİ YAZ BU SEBZELER OLMASA?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/13.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/13.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Yazın kendini iyice hissettirdiği bu günlerde yemek anlayışımız gittikçe sebze ve meyve eksenli olmaya başlıyor. Ve sebze yemekleri ne kadar hafif ve az uğraştırıcı olursa o kadar makbule geçiyor. Hele hem hafif, hem kolay, hem lezzetli ve sunumu güzel yemekler hazırlayabilirsek yaz keyfimiz o kadar artıyor. Sanırım ağustosun sıcak günlerinde bu düşüncelere katılmayacak pek kimse yoktur. Ömercan’dan gelen kutular da insanı bol salata ve sebze yemek için kışkırtıyor :) Aylin Öney Tan da bu hafta bu düşüncelerimize “Sebze Fırın“ tarifiyle katkıda bulunuyor. İşte Aylin hanımın yazısı ve tarifi…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Sebze Fırın&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Güveç yaz günleri tüm yaz sebzelerin tadını soframıza getiren bir lezzet. Fırınlanmış yaz sebzeleri ise son yıllarda benim için güvecin yerini aldı. Güveçte pişirilen sebzeler oldukça sulanıp çok pişerken, fırında karışık sebze daha diri kalıyor. Böylece sebzelerin tatlarını ayrı ayrı hissetmek mümkün olduğu gibi fırında pişmenin verdiği hafif yanıklık sebzelere ayrı bir lezzet boyutu katıyor. Fırınlanmış karışık sebzeyi güveç gibi yemek veya ızgaraların yanına servis yapmak mümkün.&lt;br /&gt;Aşağıdaki liste sadece öneri niteliğinde. Elinizdeki sebzeye ve zevkinize göre malzemeleri ve oranları değiştirebilirsiniz. Aynı sebzenin farklı çeşitlerini veya değişik renklerini kullanarak her seferinde farklılıklar yaratabilirsiniz. Örneğin sakız kabağı, sarı kabak, kara kabak karışımı veya kırmızı, sarı, turuncu, mor biber yanı sıra çarliston, sivri biber, köylü biberi, veya dolmalık biber kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Oranları değiştirirken dikkat etmeniz gereken dengeyi bozmamak ve domatesi fazla kaçırıp ‘sebze fırın’ı fazla sulandırmamaktır. Bir de soğanı sebze miktarına göre ayarlamalı ve az koymaktan kaçınmalısınız. Kenarları hafif yanmış, iyi pişmiş soğan dilimleri tüm tatları birleştirecek bir zemin oluşturacaktır. Sarımsak konusuna gelince, bu tarif için en uygun olan henüz kurumamış baş halindeki taze sarımsak dişleridir. Sarımsak dişlerini soymadan bütün olarak koyarsanız kendi kabuğu içinde püre gibi pişer ve çok lezzetli olur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;2 alacalı uzun patlıcan veya 1 büyük kemer patlıcanı&lt;br /&gt;1 sarı kabak&lt;br /&gt;1 yeşil kabak&lt;br /&gt;1 kırmızı biber&lt;br /&gt;1 sarı biber&lt;br /&gt;2-3 çarliston veya dolmalık yeşil biber&lt;br /&gt;4 orta boy domates (veya 2 büyük Çanakkale domatesi, ya da 10-15 kiraz domates)&lt;br /&gt;3-4 orta boy soğan&lt;br /&gt;1 baş sarımsak&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı deniz tuzu&lt;br /&gt;5-6 çorba kaşığı sızma zeytinyağı&lt;br /&gt;Taze kekik veya biberiye&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Patlıcanları alacalı soyun. Kabakları soymayın ancak isterseniz çatalla kabuklarını çizin. Domatesleri soyun. Domatesleri kolay soymak için kaynar suya birkaç saniye atıp çıkarabilirsiniz. Kabuklarından rahatsız olmuyorsanız domatesleri soymayabilirsiniz. Özellikle küçük kiraz domates kullanıyorsanız uğraşmaktan kaçınabilir, domatesleri sadece ikiye bölebilirsiniz. Soğanları kılıcına ince elma dilimi gibi doğrayın. Sarımsağı dişlere ayırın. Henüz taze ise zarlarını ayıklamanıza gerek yoktur. Patlıcan, kabak ve biberleri uzunlamasına parmak gibi doğrayın. Domatesleri de aynı şekilde boyuna dilimleyin. Bütün sebzeleri taze otlar, tuz ve zeytinyağıyla karıştırın ve bir fırın tepsisine veya fırına dayanıklı yayvan bir kaba tek sıra halinde yayın. 180 dereceye ısıtılmış fırında 45-50 dakika kadar pişirin. Pişme süresinin sonuna doğru sebzelerin eşit kızarmasını sağlamak için birkaç kez alt üst edin. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115511769939811134?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115511769939811134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115511769939811134' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115511769939811134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115511769939811134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/08/nasil-geerdi-yaz-bu-sebzeler-olmasa.html' title='NASIL GEÇERDİ YAZ BU SEBZELER OLMASA?'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115446291209412324</id><published>2006-08-01T23:06:00.000+03:00</published><updated>2006-08-01T23:22:26.393+03:00</updated><title type='text'>ESKİ TARİFLERDEN...</title><content type='html'>&lt;span style="color:#009900;"&gt;Bildiğiniz gibi her hafta kutulardan Aylin Öney Tan’ın hazırladığı yazılar çıkıyor. Bu yazılarda kutulardaki ürünlerle ilgili bilgiler ve bunları kullanabileceğimiz değişik tarifler yer alıyor. Tabii evde, işyerinde, her yerde etrafımızda o kadar çok kağıt var ki bu yazılar da onlar arasında kaybolup gidebiliyor. Böylece aslında denemek istediğiniz için göz önüne bir yere koyduğunuz kağıdın yok olduğunu fark ettiğinizde “tüh” demekten yapacak başka bir şey kalmıyor. Bu durum küçük kağıt parçalarına yazılan telefon numaraları, küçük notlar, gazeteden kesilmiş kupürler, sevdiğiniz bir restoranın kartı için de geçerli olabiliyor… Onlar için elimden bir şey gelmez ama tarifleri yeniden bulmanızı sağlayabilirim :) Bu yüzden Aylin hanımın eski tariflerini de zamanla siteye ekleyeceğim ki hep ulaşabileceğiniz bir yerde olsun.&lt;br /&gt;Bu işe de en çok dikkat çeken ve beğeni toplayan tariflerden biriyle, marullu kuzu kapamayla başlayacağım. Bizim çiğ kullanmaya alışık olduğumuz ve başka türlüsünü aklımıza dahi getirmediğimiz marulun pişirilerek kullanıldığı tariflerin verdiği sonuçlara şaşıracaksınız ;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/marul.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/marul.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Marullu Kuzu Kapama&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Marul yapraklarıyla yapılan ‘Süt Kuzu Kapama’ baharın en güzel yemeklerinden biridir. Üstelik, yapılması da çok kolaydır. Tek yapmanız gereken iyi bir kuzu eti alıp, marul katları arasında tencereye dizmek ve pişmesini beklemektir. Kapama için uygun olacak bir but alıp kasaba parçalattırabilir veya böbrek yatağı gibi marketlerde hazırlanmış etlerden alabilirsiniz. Gerdan eti ise çok lezzetli ancak biraz yağlı ve ayıklanması zor olacaktır. Kemikli et kullanmak bu yemeğe çok yakışsa ve suyuna eşsiz lezzetini katsa da, iri parça kemiksiz et de kullanabilirsiniz. Bu durumda dövülmemiş külbastılık eti iri parçalar halinde kullanmanız tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-1,250 kg. kemikli kuzu eti (incik, böbrek yatağı, kol, but veya gerdan olabilir)&lt;br /&gt;1 adet iri marul&lt;br /&gt;1 demet taze soğan&lt;br /&gt;1 demet dereotu&lt;br /&gt;1 demet taze sarımsak veya 1 baş sarımsak&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tane karabiber&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı tane kişniş&lt;br /&gt;2-3 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;2-3 bardak su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marul yapraklarını ayırın ve yıkayın. Tane karabiber ve kişnişi havanda kabaca dövün. Taze soğan ve dereotunu yıkayıp doğrayın. Taze sarımsağı doğrayın veya baş sarımsağı dişlerine ayırın, zarlarını ayıklayın.&lt;br /&gt;Marulun dış yapraklarını (yaklaşık yarısı kadarını) iri parçalar halinde kopartıp tencerenin dibine bir kaç kat döşeyin. Üzerine bir sıra olacak şekilde kuzu etini yerleştirin. Tuzun yarısı ile tuzlayın ve havanda hafifçe dövdüğünüz karabiber ve kişnişi serpiştirin. Doğradığınız taze soğan, dereotu ve sarımsak dişlerini ekleyin. Biraz daha tuz serpeleyin. Üzerine kalan marul parçalarını döşeyin. Tekrar tuzlayın ve suyunu ekleyin. Tencere kapağını sıkıca kapayın ve önce harlı sonra çok kısık ateşte 1,5 saat kadar pişirin.&lt;br /&gt;Yemeğe eklediğiniz suyun etlerin yarı hizasına kadar gelmesi veya ancak üstünü örtmesi yeterlidir. Marul katlarının üstüne çıkmaması gerekir, aksi takdirde yemek çok sulu olabilir. Etin üzerini marulla kapamadan önce dilerseniz araya taze bezelye koyup, bezeleyeli kuzu kapama da yapabilirsiniz. Bu durumda 1 kg. kadar bezelye kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Kapamayı iyi bir köy ekmeği veya sade beyaz pilav ile servis yapın. Pilava, piştikten sonra demlenme aşamasında, taze soğanın ince doğranmış yeşil kısımları ile kıyılmış dereotu eklerseniz tam bir bahar sofrası yaratabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115446291209412324?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115446291209412324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115446291209412324' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115446291209412324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115446291209412324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/08/eski-tariflerden.html' title='ESKİ TARİFLERDEN...'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115385446072866302</id><published>2006-07-25T21:59:00.000+03:00</published><updated>2006-07-25T22:07:40.740+03:00</updated><title type='text'>ŞIK ŞIKIRDIM FASULYE :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/morfasulye.jpg"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/morfasulye.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Bu hafta kutuların en şık konuğu mor fasulyeler. Moda dergilerine poz vermeye hazırlanmış bu fasulyeler aslında yeşil dostlarından pek farklı değiller. Yalnız biraz süslerine düşkünler :) Maalesef pişince onca giyip kuşandıkları havalı renkleri de gidiyor. Yine de mutfakta onlarla uğraşırken insanın içini açıyorlar. Eh tadı pek farklı olmadığından alıştığınız fasulye tariflerini bu mor fasulyeler için de kullanabilirsiniz. Ama siz de onların havasına kapılıp yeni ve şık bir tarif denemek isterseniz Aylin Öney Tan’ın sofra sırlarını paylaşabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ceviz Taratorlu Mor Fasulye&lt;br /&gt;(Ege Mutfağı)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;500 gr. mor fasulye&lt;br /&gt;3 diş sarımsak&lt;br /&gt;1 fincan ceviz&lt;br /&gt;½ bardak sızma zeytinyağı&lt;br /&gt;½ tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;Geniş bir tencerede bol suyu bir iki kaşık tuz ekleyerek kaynama noktasına getirin. Bu arada fasulyeleri yıkayıp, ayıklayın. Mor fasulyeler kılçıksız olduğundan sadece sap kısımlarını koparmanız yeterli olacaktır, uç taraflarını almanıza dahi gerek yoktur. Fasulyeleri boylarına göre iki veya üçe bölüp kaynar suya atın. Yaklaşık 10-15 dakika kadar haşlayın. Pişme süresini fasulyeleri diri veya yumuşak sevmenize göre ayarlayabilirsiniz. Ancak bu tarifte fasulyelerin ısırıldığı zaman hafifçe dişe gelir bir dirilikte kalması tercih edilmelidir. Daha yumuşak seviyorsanız biraz pişme süresinin artırın.&lt;br /&gt;Fasulyeler pişerken sarımsakları ½ kaşık tuzla iyice dövün. Cevizi ince çekin. Hepsini sızma zeytinyağı ile karıştırın ve servis kasesine alın. Haşlanan fasulyeleri süzün ve hemen sıcakken sarımsaklı cevizli sos ile karıştırın. Soğuyunca veya ılıkken servis yapın. Bu tarifin özelliği içinde ekşi bulunmaması. Eğer isterseniz bir miktar elma veya şarap sirkesi ekleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115385446072866302?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115385446072866302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115385446072866302' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115385446072866302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115385446072866302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/07/ik-ikirdim-fasulye.html' title='ŞIK ŞIKIRDIM FASULYE :)'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115374538191921427</id><published>2006-07-24T15:42:00.000+03:00</published><updated>2006-07-24T15:49:41.930+03:00</updated><title type='text'>ÖMERCAN ÜRÜNLERİ TESCO/KİPA'LARDA...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/grocery.jpg"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/grocery.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;br /&gt;İstanbul dışında oturan pek çok arkadaşım, ben organik ürünlerden bahsettiğimde “Aa, biz de üye olalım” diyorlar. Maalesef şimdilik sadece İstanbul’a gönderebiliyor diyorum. Ama artık İstanbul dışında bazı şehirlerde de Ömercan’ın organik ürünlerine ulaşılabilecek.&lt;br /&gt;Çünkü Ömercan’ın organik sertifikalı taze sebze, salata ve yeşillikleri, sağlık otları ile meyve ve üzümsü meyveleri Tesco/Kipa’nın İzmir, Bodrum, Çanakkale mağazalarına verilmeye başlandı. Bu şehirlerde olanlar da gönül rahatlığıyla yiyebilecekleri ve çocuklarına yedirebilecekleri kimyasalsız, ilaçsız, sağlıklı organik ürünleri alabilirler :)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115374538191921427?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115374538191921427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115374538191921427' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115374538191921427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115374538191921427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/07/mercan-rnleri-tescokipalarda.html' title='ÖMERCAN ÜRÜNLERİ TESCO/KİPA&apos;LARDA...'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115321420558172455</id><published>2006-07-18T11:59:00.000+03:00</published><updated>2006-07-18T12:20:28.753+03:00</updated><title type='text'>AZTEKLERDEN SOFRAMIZA : TOMATİLLO</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/tomatillo2.2.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/320/tomatillo2.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Bu hafta organik ürün kutularımızdan, belki de evlerimize ilk kez giren tomatillolar çıktı. Meksika yemeklerini sevenlerin daha önce bu meyvenin tadına bakmış olmaları yüksek bir olasılık. Hele Meksika’ya gittiyseniz, orada pazarları gezdiyseniz bu meyveye rastlamamış olmanız neredeyse imkansız. Ama evlerimize girmesi ve kullanılması o kadar büyük bir olasılık değil. Bu hafta çoğumuzun ‘Şimdi bunları nasıl kullansam, buzdolabında ne kadar dayanır acaba?’ gibi sorular sorduğunu tahmin ediyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Azteklerin İ.Ö. 800’den beri kullandığı tomatilloya Aztek dilinde ‘yuvarlak ve tombul’ anlamına gelen 'tomatl' denirmiş. Yeni Dünya’ya gelen Avrupalılar yerel yiyecekler hakkında yazarken genellikle isimleri karıştırırlarmış. Domates ve tomatillonun isimlerini karıştıkları düşünülse de o dönem belgelerinde geçen 'tomatl' kelimesinin genellikle tomatilloya karşılık geldiği düşünülüyor.&lt;br /&gt;Avrupalılar arasında domates bu meyveden daha çok beğeni toplamış ve İtalya’ya getirildiğinde Akdeniz ikliminde iyi yetişmiş. Fakat dünya mutfakları her ülkede yayılmaya başlayınca büyük Meksika ailelerin ziyafet sofralarında kalmayıp birçok restoranda kullanılmaya başlamış.&lt;br /&gt;Hafif ekşi tadıyla Meksika salsalarının vazgeçilmez malzemelerinden bir olan tomatillo lezzetini belirginleştirmek için pişmiş olarak tüketilebildiği gibi çiğ olarak da kullanılabiliyor. Kahverengimsi kabuğun altındaki meyvesi yeşil ve sertken kullanılması tercih ediliyor. Buzdolabında iki hafta kadar saklanabiliyor. Eğer kabukları ayırıp hava almayan plastik bir poşete koyarsanız bu sürenin uzayabileceğini okudum. Ayrıca, yine hava almayan bir poşette bütün veya dilimlenmiş olarak dondurmak da mümkün. Tabii dilimlenmiş olarak dondurursanız besin değerlerinin çoğunu ve belki tadının da bir bölümünü kaybedeceğini akılda tutmak lazım. Yaklaşık 34 gramlık ortalama bir tomatillonun bazı besin değerleri ise şöyle:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kalori &lt;/span&gt;10.88&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Protein (g)&lt;/span&gt; 0.326&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Karbonhidrat (g)&lt;/span&gt; 1.986&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kolesterol (mg)&lt;/span&gt; 0&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Sodyum (mg)&lt;/span&gt; 0.340&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;C Vitamini (mg)&lt;/span&gt; 3.978&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Aylin Öney Tan da bu hafta bizlere tomatilloyu kullanabileceğimiz bir salsa tarifi vermiş. İşte Aylin Hanım’dan sofra sırları:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Meksika mutfağında tomatillo daha çok canlı yeşil rengi ve ekşiliği için kullanılıyor. Yeşil tomatillo sosu ızgara et, balık ve tavukların yanına çok yakışıyor. Meksika mutfağının ünlü sosu ‘salsa verde’nin ana malzemesi tam olgunlaşmamış olan yeşil tomatillo. Yeşil tomatillonun keskince mayhoşluğu ile acı biber, soğan, sarımsak ve taze kişniş gibi lezzetlerin birleşmesi sonucu son derece ferah, iç açıcı ve hafif bir sos elde ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Salsa Verde&lt;br /&gt;10-12 adet tomatillo&lt;br /&gt;1-2 ufak taze soğan başı, 1-2 diş taze sarımsak&lt;br /&gt;1 acı sivri biber (veya iki sivri biber ve biraz yeşil acı biber sosu jalapeno vb.)&lt;br /&gt;1 avuç taze kişniş (veya maydanoz, dereotu, taze nane seçeneklerinden biri)&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz, istenirse karabiber&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;br /&gt;Tomatillo, taze soğan, sarımsak, sivri biber ve otları çok ince kıyın. Tüm malzemeyi karıştırarak buzdolabında bir süre bekletin. Eğer tomatillolar çok yeşil ise 10 dakika kadar az suda haşlayıp sonra makineden geçirin. Renkleri sararmış olgun iseler, sivri biber yerine kırmızı biber, soğan yerine kırmızı soğan ekleyerek sosun rengini biraz kızıllaştırabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115321420558172455?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115321420558172455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115321420558172455' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115321420558172455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115321420558172455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/07/azteklerden-soframiza-tomatillo.html' title='AZTEKLERDEN SOFRAMIZA : TOMATİLLO'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115262486844110004</id><published>2006-07-11T16:23:00.000+03:00</published><updated>2006-07-11T16:48:45.553+03:00</updated><title type='text'>SOĞANLI LEZZET...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/onions.2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/320/onions.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ömercan’dan kutuyla ürünler gelmeye başladığından beri dondurulmuş veya konserve bir ürün almadım. Ama bu arada ihtiyacımız olmadığı halde ne kadar çok miktarda yiyecek alıp depoladığımızı fark ettim. Şimdiyse taze taze tüketme çabasındayım. Hatta gelen malzemeleri kafamda bir dayanıklılık sırasına dizip en güçlüleri en sona bırakıyorum. Bu yarışta en sona kalan—ve hatta biraz hor görülen—soğan oluyor :)Soğan ve sarımsak neredeyse her yemeğe ve salataya çok yakışır. Ama tabii çevresel etkenler nedeniyle çiğ tüketim sıklığı düşebiliyor. Kutulardan çıkan her üründen faydalanmak istediğim ve hiç arttırmak istemediğim için sürekli yeni tarifler arıyorum. Bunları ziyan etmeye gönlüm el vermiyor. Hepsi taze, dalından yeni kopmuş…&lt;br /&gt;Bu tazeciklerin arasında durup duran soğanlara baktıkça aklıma hep anneannemin soğanlı ekmeği geliyor. Basitçe hamurun üstüne konan soğanlar fırına veriliyor. Ama bu çocukluğumun en sevdiğim lezzetlerinden biriydi… Tesadüf bu ya, sevgili Aylin Öney Tan da bizler için bu hafta, Alman mutfağında da bizimki kadar yer sahibi olan soğanla, aynı anneannemin tarifi gibi ama Alman versiyonu olan Soğanlı Tart’ın tarifini vermiş. Buraya da yazalım:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;(Yandaki da internetten bulduğum Zwiebelkuchen fotoğrafı :) )&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/44037339_79631e0d3f_m.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/44037339_79631e0d3f_m.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Hamuru için: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;4 bardak un&lt;br /&gt;250 gr. zeytinyağı bazlı margarin )veya tereyağı&lt;br /&gt;1 bardak yoğurt (veya krema)&lt;br /&gt;½ tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu &lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Soğanlı harç için: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;1 kg soğan&lt;br /&gt;2-3 çorba kaşığı zeytinyağı&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı şeker&lt;br /&gt;1 bardak krema veya yoğurt&lt;br /&gt;3 yumurta&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz, 1 tutam çekilmiş karabiber&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı Kümmel (keraviye) (veya tane kimyon)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Üstü için (istenirse):&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;100-150 gr jambon&lt;br /&gt;1 bardak rendelenmiş peynir &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Soğanları yarım ay biçiminde doğrayın. Yağda keraviye ve şeker ile birlikte orta ateşte iyice rengi değişene kadar çevirin ve bir kenarda soğumaya bırakın.&lt;br /&gt;Hamur için, oda sıcaklığında yağ, yoğurt, tuz ve kabartma tozunu karıştırın. Yumuşakça bir hamur elde edin. Buzdolabında yarım saat kadar dinlendirin. Yuvarlak bir pasta kalıbına ince yayın. Önceden ısıtılmış fırında 20 dakika kadar yarı pişirin.&lt;br /&gt;Bu arada ılınan soğanları krema veya yoğurt, yumurta, tuz ve karabiber ile karıştırın. Krema veya yoğurt yerine hazır beşamel sos kullanabilirsiniz. Bu durumda tuzun miktarını azaltın. Soğanlı harcı fırından çıkan sıcak hamur üzerine yayın. Üzerine jambon ve peynir rendesi serpeleyin. Fırına geri koyun ve tekrar 40 dakika kadar pişirin. Sıcak veya ılık olarak servis yapın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115262486844110004?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115262486844110004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115262486844110004' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115262486844110004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115262486844110004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/07/soanli-lezzet.html' title='SOĞANLI LEZZET...'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115202216525317664</id><published>2006-07-04T17:03:00.000+03:00</published><updated>2006-07-04T17:11:32.560+03:00</updated><title type='text'>PAZAR YERİ EVİMİZE TAŞININCA...</title><content type='html'>&lt;span style="color:#006600;"&gt;Semt pazarlarına gitmeyi hep çok sevmişimdir. Özellikle sabah erkenden giderseniz, tenha olur, mallar tezgahlara özenle yerleştirilmiş, hepsi parlak renklerini gösteriyor olur hâlâ. Ama en güzel yanı yeni gelen meyve-sebzelere bakmaktır. Hele sevdiğiniz meyvelerin kendini göstermeye başladığı zaman insan çocuksu bir mutluluk duyar. Mahalleye gelen horoz şekercisinin sesini duyup da koşar gibi… Çok uzun zamandır pazara gitmedim gerçi. Herkesin halden aldıkların sattığı yer herkesin bahçesinde yetiştirdiklerini sattığı zamanki kadar çekici gelmiyor bana zaten. Ama haftada bir gelen kutudan ne çıkacağını beklemek bana aynı heyecanı hatırlattı. Kutu gelince hemen neler var diye karıştırmaya başlıyorum. Eski, çocuksu bir sevinç getiriyor bana. Bunlar nerden mi aklıma geldi? Bu hafta çiftlikten çıkan yeni ürünlerden. Çünkü bu hafta çıkmaya başlayanlar benim çok sevdiklerim arasında. Bu hafta aldığınız kutuya göre sizlere de bu ürünlerden bazıları gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/corgette-3.jpg"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/corgette-3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;Bizim çok alışık olmadığımız, ama yurt dışında sıkça gördüğüm yuvarlak kabaklar var mesela. Şekilleri o kadar sevimli geldi ki bana şekillerini göstermeyecek bir yemek yapmaya kıyabileceğimi hiç sanmıyorum. Yanında en iyi arkadaşı dereotu da gelmiş zaten. İsterseniz sizler de bunlarla yaptıklarınızı paylaşabilirsiniz :)&lt;br /&gt;Uzun zamandır hormonsuzuna en hasret kaldığımız meyvelerden biri olan domatesler de kırmızı kırmızı yerini almış kutularda. Marketlerde hormonsuzunu almak için en çok aranılan ve uğraşılan şey domates benim gördüğüm kadarıyla. Belki de bizim mutfak kültürümüzün vazgeçilmezlerinden biri olduğu için.&lt;br /&gt;Kırmızı domateslerin yanında yine salataların en kullanılan malzemelerinden biri, sivri biberler de bu hafta kutulara konmaya başlandı.&lt;br /&gt;Dedim ya, bu hafta hep benim çok sevdiğim malzemeler var. Bunlardan biri de brokoli. Bu ürünleri sayarken bile iştahım açılıyor :) Brokoli de kabak gibi en iyi arkadaşını kutuya almayı unutmamış; sarımsakla beraber gelmiş. Bol sarımsaklı bir brokoli salatası hiçbir zaman hayır diyemeyeceklerim arasında gerçekten.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/pears.jpg"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/pears.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;br /&gt;Ama tabii yaz zamanı insanın en çok aradığı, yemekten en keyif aldığı şey meyveler oluyor. Ve bu hafta çiftlikten çıkıp kutulara konmaya başlayan meyvelere kayısının yanında kara dut ve armut da ekleniyor. Bu meyvelerle ilgili bir şey yazmama gerek var mı bilmiyorum ama yaz vakti sulu ve tatlı meyvelerin ne kadar çekici geldiği konusunda sanırım herkes bana katılacaktır. Kara dutları yerken dikkat edin, ah o kara dut lekesi yok mu, pek bir zor çıkar bilirsiniz :)&lt;br /&gt;Bu hafta Ömercan’ın tezgahından yeni mamuller bunlar. Herkese afiyet olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin çiftlikle ilgili düşüncelerini, yorumlarını bekliyorum :)&lt;br /&gt;İyi haftalar!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115202216525317664?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115202216525317664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115202216525317664' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115202216525317664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115202216525317664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/07/pazar-yeri-evimize-taininca.html' title='PAZAR YERİ EVİMİZE TAŞININCA...'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30350762.post-115143582094947642</id><published>2006-06-27T22:16:00.000+03:00</published><updated>2006-06-29T11:25:42.376+03:00</updated><title type='text'>BAŞLARKEN...</title><content type='html'>&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Antik çağda insanlar tarım ürünlerinin mevsimlerin değişmesiyle çeşitlilik göstermesini açıklamak için mitolojik bir öykü yaratmışlar. Tarım tanrıçası Demeter, çok sevdiği kızının yeraltı dünyasının tanrısıyla evlenip orada yaşamak zorunda kalmasından büyük üzüntü duymuş ve yalnızca kızının yeryüzünde kendisiyle geçirdiği mevsimde doğayı çiçeklerle ve renkli meyvelerle süslemiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ama biz antik dönem insanları gibi değiliz. Her şeyin bilimsel sebebini bulur ve eskiler gibi bulduğumuz sebeple yetinmeyip onu değiştirmeye çalışırız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/tomatoes_large.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/tomatoes_large.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Her şeyi kontrol edebileceğimiz gibi büyük bir yanılgıyla, aslında bir parçası olduğumuz doğaya üstünlük taslayıp doğal sürecini değiştirmek istedik. Her sebze-meyve her mevsimde olsun istedik. Yetmedi; istediğimiz biçimde, istediğimiz büyüklükte olsun istedik. Bir de bunlar çabucak büyüsün, hemen ürün versin istedik. Yapamayacağımız hiçbir şey yok, doğadan üstünüz ya, başardık da.&lt;br /&gt;Evet, seralarda bir gecede çatırdaya çatırdaya büyüyen ve avucumuza sığmayan domatesleri her mevsim salatamıza doğradık. Ama bu arada domates kesilen eve kapıdan girenlerin aldığı muhteşem kokuyu ve hatta domatesin tadını bile unuttuk.&lt;br /&gt;“Kış gelse de portakal yesek” demeyi unuttuk.&lt;br /&gt;Hiçbir şey üretmeden her şeyi tüketmeye ve her istediğimizi, istediğimiz zaman tüketmeye alıştık. Bunlar için neleri gözden çıkardığımızı başta anlamadık. Çocuğumuza asla vermeyeceğimiz, kendimiz asla yutmayacağımız kimyasal maddelere bulanmış sözde sebze-meyveleri yiyerek sağlığımıza büyük darbeler indirdik.&lt;br /&gt;İstediğimiz her mevsimde her istediğimizi almanın o kadar da parlak olmadığını fark edince sağlımız için, çevremiz için bir adım atmanın zamanı geldi ve organik ürün arayışına girdik.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/1600/kutular.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6358/3206/200/kutular.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ömercan çiftliği işte bu arayışa cevap veren taze organik ürünler üretiyor. Çiftlikte yetişen mevsim ürünlerinin konduğu kutular hem sıkça kullandığımız hem de bize değişik gelebilecek sebze, sağlık otu ve meyvelerle dolu olarak evimize varıyor. Bazen çiftlikten küçük sürprizler de gönderiyorlar ( beni en çok bunlar eğlendiriyor :) )&lt;br /&gt;Üyelerin ve ilgilenen herkesin, çiftlikle ve ürünleriyle ilgili haberleri, organik ürünler için yemek tarifleri veya ürünlerle ilgili bilgileri bulabileceği; görüşlerini, fikirlerini belirtebileceği bir site olsun istedik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ben çiftlikten posta kutuma ulaşan bir e-postayla haberdar oldum. Daha sonra ürünleri kullanmaya başladım. Kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki Ömercan’ın organik ürünleriyle tanıştıktan sonra hayatım daha lezzetli oldu :-). Bunu herkesle paylaşmak ve ilgilenenlerin de faydalanmasına aracı olmak için birkaç yazı yazmıştım. Ve sonuçta Ömercan’ın isteğiyle bu siteyi kurduk :).&lt;br /&gt;Bu lezzeti paylaşmak için, sağlıklı ve doğaya saygılı bir yaşam sürdürmek isteyenlerin çiftlikle ilgili güncel bilgilere ulaşabilmeleri için bu sayfalarda görüşmek üzere!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30350762-115143582094947642?l=omercanorganik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://omercanorganik.blogspot.com/feeds/115143582094947642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30350762&amp;postID=115143582094947642' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115143582094947642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30350762/posts/default/115143582094947642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://omercanorganik.blogspot.com/2006/06/balarken.html' title='BAŞLARKEN...'/><author><name>tugce:-)</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04820220350657215664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5013/1709/1600/dogumgunumelegi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
